Dalyan'dan tekneyle veya küçük botlarla önce kanalın karşısına geçiyorsunuz. Daha sonra on dakikalık bir yürüyüşle Kaunos antik kentine ulaşılıyor.(Kaunos'a ayrıca günlük bot turlarına katılmak suretiyle de kısa bir ziyarette bulunabilirsiniz.)
Kaunos ticari açıdan önemli bir liman kentiydi. Zamanla denizin alüvyonlarla dolmasıyla liman özelliğini kaybetti.
Heredot'a göre Kaunos’lular Karia’nın yerli halkındandı ama kendilerini Giritli sayıyorlardı. Coğrafyacı Strabon da Kaunos'un tersanesinin ve ağzı kapanabilen bir limanın bulunduğunu yazıyor.
Kenti ikiz kız kardeşi ile uygunsuz ilişki kurduğu için sürülen Miletus’un oğlu Kaunos kurmuş. Dalyan'dan da görülebilen kaya mezarları ise MÖ. 4. yy. da yapılmış, daha sonraları Roma döneminde de kullanılmış.
Kentin limanı akropolün aşağısındaki Sülüklü Göl'dü. O zaman deniz Kaunos'un akropolüne kadar gelmekteydi.
Tiyatro Akropol'ün eteğindedir. Tiyatronun bati yönündeki yapı kalıntılarından biri bazilika tipi kiliseye aittir. Diğerleri Roma Hamamı ve Tapınağa aittir.
Eski liman olan Sülüklü Göl'ün kuzeyinde yapılan kazılarda stoa ortaya çıkarıldı. Çevresinde birçok heykel kaidesi bulundu, ama heykeller bulunamadı. Stoanın yakınındaki çeşme restore edilmiştir.
Antik kenti, surları bütünüyle görmek için uzunca bir kesif gezisine çıkılması gerekiyor. Bunun için de günün daha çok serin olduğu saatlerin tercih edilmesi tavsiye olunur.